SİGARA
Created by mehmet türk on 11 Feb 2007 | Kategori: Site Haberleri
ASRIN VEBASI (SİGARA)
Sigara ile ilgili, bunca anti tahşidata rağmen, sigara kullanımı bir virüs gibi, yayılarak ağını genişletiyor. Şöyle bir araştırma yapsanız göreceksiniz ki sigaraya, içen de içmeyen de karşı. Hatta üretenler bile, öyle düşünüyorlar ki, sigaranın üzerine “zararlı” hatta “öldürür” diye yazıyorlar. Peki, nedir sigarayı bunca insana, cazip kılan şey. Hem de bunca zararına rağmen… Bende bu konuda bir şey söylemeden, gelin hep beraber bizlerde sigaranın getirdiği zararları şöyle bir gözden geçirelim.
SİGARANIN İÇERDİĞİ MADDELER
Sigara yaklaşık 4 bin toksin madde içermektedir. DAHA FAZLASI İÇİN,Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden birkaçı;
- Polonyum - 210 (kanserojen),
- Radon (radyosyon),
- Metanol (füzeyakıtı),
- Toluen (tiner),
- Kadmiyum (akü metali),
- Bütan (tüpgaz),
- DDT (böcek öldürücü),
- Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
- Aseton (oje sökücü),
- Naftalin (güve kovucu),
- Arsenik (fare zehiri),
- Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
- Karbon (eksoz Monoksit gazı),
- Nikotin
- ve 3.885 toksik madde.
Sigaranın vücutta izlediği yol
- Ağız ve burun
- Nefes borusu
- Yemek borusu
- Mide (tükürükle)
- Hava yolları (bronşlar)
- Akciğerle (hava kesecikleri)
Burada kılcal damarlardan kana emilir
- Sağ kalbe gelir ve sol kalpten tüm vücuda pompalanır.
- Damar sistemiyle tüm vücudu dolaşır.
Sigaranın vücutta yaptığı tahribatlar
SOLUNUM YOLLARIMIZ VE SiGARASigara içenlerde, öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı görülmektedir. Ayrıca, sigara içenlerin % 40′ında kronik bronşit gelişir…Sigara içenlerde, öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı görülmektedir. Ayrıca, sigara içenlerin % 40′ında kronik bronşit gelişir…Sigara içenlerde, öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı görülmektedir. Ayrıca, sigara içenlerin % 40′ında kronik bronşit gelişir…
Sigara içenlerde, öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı görülmektedir. Ayrıca, sigara içenlerin % 40′ında kronik bronşit gelişir…
AKCİĞER KANSERİ
Sigara içenlerin akciğer kanserinden ölüm riski, sigara içmeyenlere oranla, içilen sigara miktarına göre 15-20 kat daha fazladır.
Bu kanser türü çoğu zaman geç evrede (ark edilir ve en ileri tedavi ile bile beklenen yaşam süresi birkaç yılı geçmez. Sigara akciğer kanserlerinin % 87’sinden sorumludur. Sigara içme ile akciğer kanserine yakalanma riski arasındaki ilişki bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
BEYNİMİZ VE SİGARA
Beyin damarlarında daralma ve tıkanmalar, beyin enfraktüsüne ve kanamaya yol açar, Bu da kaslarda kuvvet azalması, felçler ve yatalak kalma şeklinde kendini gösterir. Sigaranın içerdiği karbonmonoksit zihinsel eforumuzu olumsuz etkiler. Nikotin, beyin hücrelerini etkileyerek bağımlılığa yol açar. Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçü sigara bağımlısı olmakladır.
DAMARLARIMIZ VE SİGARA
Sigara bütün damarlarımızı ve kanımızın yapısını etkileyerek organlarımızın beslenmesini bozar.
Sigaranın yol açtığı damar daralması ve tıkanması, ellerde ve ayaklarda soğumaya, bacak ağrılarına,
kramplara ve zamanla kangrene yol açabilir, bu nedenle kol ve bacakların kesilmesi gerekli olabilir.
KALBİMİZ VE SİGARASigara, felçlerin % 18′inden, kalp ve damar hastalıklarının % 21′inden, kronik kalp kastalıklarına bağlı ölümlerin % 30′undan sorumludur. Koroner damarlarda daralma Anjina pectoris (ağrı) Myokard enfraktüsü Kalbin çalışma hızında artışSigara, felçlerin % 18′inden, kalp ve damar hastalıklarının % 21′inden, kronik kalp kastalıklarına bağlı ölümlerin % 30′undan sorumludur. Koroner damarlarda daralma Anjina pectoris (ağrı) Myokard enfraktüsü Kalbin çalışma hızında artışSİNDİRİM ORGANLARI VE SİGARASigara dumanı asit salgısını arttırır. Gastrite, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerine yol açar. Ülser tedavisinin başarısını azaltır. Ayrıca, ağız, dudak, yemek borusu, mide, safra kesesi ve pankreas kanserleri sigara içenlerde daha çok görülür.Sigara dumanı asit salgısını arttırır. Gastrite, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerine yol açar. Ülser tedavisinin başarısını azaltır. Ayrıca, ağız, dudak, yemek borusu, mide, safra kesesi ve pankreas kanserleri sigara içenlerde daha çok görülür. Sigara, felçlerin % 18′inden, kalp ve damar hastalıklarının % 21′inden, kronik kalp kastalıklarına bağlı ölümlerin % 30′undan sorumludur. Koroner damarlarda daralma Anjina pectoris (ağrı) Myokard enfraktüsü Kalbin çalışma hızında artışÜREME-BOŞALTMA ORGANLARIMIZ VE SİGARA-Sigara, kadında erken menopoza, erkekte cinsel istekte azalmaya,
-Kadında ve erkekte kısırlık riskine,
-Yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerine,
-Doğum kontrolü haplarıyla birlikte kadınlarda emboli riskinde artmaya,
-Mesane ve böbrek kanserlerine,
-Ayrıca erkeklerde prostat kanserlerine yol açar. -Sigara, kadında erken menopoza, erkekte cinsel istekte azalmaya,-Kadında ve erkekte kısırlık riskine,-Yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerine,-Doğum kontrolü haplarıyla birlikte kadınlarda emboli riskinde artmaya,-Mesane ve böbrek kanserlerine,-Ayrıca erkeklerde prostat kanserlerine yol açar. DİĞER ETKİLERİ-Kemiklerde osteoporoz (erime) ve kırılma riski,
-Ciltte kırışıklıklar ve soluk görünüm,
-Dişlerde ve parmaklarda sararma ve kötü koku,
-Saçlarda dökülme,
-Tırnaklarda çabuk kırılma,
-Kadınlarda meme dokusunda deformasyon.-Kemiklerde osteoporoz (erime) ve kırılma riski,-Ciltte kırışıklıklar ve soluk görünüm,-Dişlerde ve parmaklarda sararma ve kötü koku,-Saçlarda dökülme,-Tırnaklarda çabuk kırılma,-Kadınlarda meme dokusunda deformasyon.-Kemiklerde osteoporoz (erime) ve kırılma riski,-Ciltte kırışıklıklar ve soluk görünüm,-Dişlerde ve parmaklarda sararma ve kötü koku,-Saçlarda dökülme,-Tırnaklarda çabuk kırılma,-Kadınlarda meme dokusunda deformasyon.
-Kemiklerde osteoporoz (erime) ve kırılma riski,-Ciltte kırışıklıklar ve soluk görünüm,-Dişlerde ve parmaklarda sararma ve kötü koku,-Saçlarda dökülme,-Tırnaklarda çabuk kırılma,-Kadınlarda meme dokusunda deformasyon.
Tütün, dünyada her yıl 4 milyon kişinin, günde 11 bin veya diğer bir ifade ile her saniyede bir kişinin ölümünden sorumludur. Sigara içme eğiliminde bir değişiklik olmaması halinde 2030′lu yıllarda tütün her yıl 10 milyon kişinin ölümüne neden olacaktır ve ölümlerin % 70′i gelişmekte olan ülkelerde görülecektir!.. Tütünün en yaygın kullanım biçimi “sigara”dır.
GEBELİKTE SİGARA
-Düşük riski,-
-Erken doğum,
-Düşük tartılı bebek,
-Bebeğin fiziksel ve mental gelişmesinde yavaşlama,
-Bebeğin ilerideki yaşamında astım riskinde artma,
-Süt oluşumunda ve kalitesinde bozulma.
PASİF İÇİCİLİKSigara içmediği halde, pasif olarak sigara dumanına maruz kalma astımlı hastalarda ve kalp damar hastalığı olanlarda kriz geçirme riskini artırır ve aktif içicilerde görülen diğer bütün kanser türlerinin oluşmasına neden olur.Sigara içmediği halde, pasif olarak sigara dumanına maruz kalma astımlı hastalarda ve kalp damar hastalığı olanlarda kriz geçirme riskini artırır ve aktif içicilerde görülen diğer bütün kanser türlerinin oluşmasına neden olur.ÇOCUKLAR VE PASİF İÇİCİLİK-Sık bronşit ve zatürre riski,
-Allerjik hastalıklar ve astım riski,
-Orta kulak iltihabı, beyin ve kas tümörleri,
-Ani bebek ölümü sendromu,
-Solunum fonksiyonlarında azalma görülür.-Sık bronşit ve zatürre riski,-Allerjik hastalıklar ve astım riski,-Orta kulak iltihabı, beyin ve kas tümörleri,-Ani bebek ölümü sendromu,-Solunum fonksiyonlarında azalma görülür.) (Alıntı)Sigara içmediği halde, pasif olarak sigara dumanına maruz kalma astımlı hastalarda ve kalp damar hastalığı olanlarda kriz geçirme riskini artırır ve aktif içicilerde görülen diğer bütün kanser türlerinin oluşmasına neden olur.
BİRAZDA GENEL KÜLTÜRÜNÜZ ARTSIN DİYE
SİGARANIN TARİHÇESİNİ ALINTI YAPTIM
1492‘den önce: Amerika kitasının yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapıyorlardı.
1492: Kristof Kolomb Amerika‘yi kesfetti. Avrupa‘ya döndüğünde yaninda bu kıtada daha önce hiç görülmemiş olan tütün tohumları ve yaprakları vardı. Kolomb’un mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan tarafından ele geçirildigi iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.
1535: Montreal Adası‘na ulaşan Jacques Cartier oradaki yerli halkın kendisine tütün sunmasından sonra günlüğüne “vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymış gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar”, “biz de onlari taklit ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı” diye yazmıştı.
1556: Fransa ilk defa tütünle tanıştı ve Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyil bilim adamlari “nikotin” olarak taninan kimyasal maddeye onun adını verdiler).
1565: yılına gelindiğinde, tüm Avrupa’ya yayılan tütün alışkanliği, ünlü İngiliz aristokrat ve şair Sir Walter Raleigh‘nin tütün içmeye başlamasıyla, İngiltere’ye de girdi.
1610: Japonya‘da tütün üretimi ve içimi yasaklandı.
1612: Amerika’da Virginia‘da ilk defa ticari tütün ekimi yapıldı ve başarıya ulaştı. Amerikalı tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kizilderili kızı Pocahontas‘la evlendi. On yıl içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle iş gücü kullanılmaya başlandı.
1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.
1622: Virginia, bir Kızılderili saldırısında kolonisinin üçte birini kaybetmesine ragmen 60.000 libre tütün üretti.
1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.
1629: Virginia tütün üretimini üç katına çıkararak 1.500.000 libre tütün üretti.
1634: Maryland kuruldu. Maryland’de de tütün üretimine baslandı. Rus Çarı tütün içimini tüm Rusya‘da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.
1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Maryland kolonilerinde kölelik başladı. Sayıları azalan beyaz uşaklar yerini kölelere bıraktı. Köle fiyatlari tütün fiyatlarina göre belirlenmeye başladı.
1676: New France Kolonisi’nde sokakta tütün içmek ve tütün taşımak yasaklandı. Bir süre için, perakende satış da yasaklandı ancak halkın kendileri için tütün yetiştirmeye başlamasıyla, Kanada‘nın tütün endüstrisi düşüş gösterdi.
1732: Virginia’nin en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldüğünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardı.
1739: Fransa, Kanada’dan tütün ithal etmeye basladı.
1761: İngiliz doktor John Hill, “Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff” (Aşırı Enfiye Kullanimina Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser araştırması olan raporunu yayınladı.
1775: Virginia ve Maryland’in tütün üretimi 100 milyon libreye ulasti.
1800: ABD‘nin köle nüfusunun yarısından fazlası Virginia ve Maryland’deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayisi 395.000′di. Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye basladı. Tütün çiğneme ve pipo kullanımı ortaya çıktı.
1854: 1856 yılında sona eren Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleriTürk tütünüyle tanışıp, onu Avrupa’ya götürdüler.
1878: Kanada’nin Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims “The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits” (Tütün İçme ve Çiğneme Günahı ve Bu Alışkanlıkları Bırakmak İçin Etkili Tedavi) isimli kitabını yayınladı.
1881: ABD’de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldi. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye başladi. Bir makine 48 kişinin yaptığı işi yapıyordu. Üretim maliyeti düştü ve güvenli kibritin de icadıyla, sigara tüketimi bir anda patladı.
1889: Saint John Hastanesi sigaranın zararlarını ve gırtlak kanserine neden olduğunu anlatan bir kitap yayınladı.
1891: Kanada’nin British Colombia eyaletinde, 15 yaşından küçüklerin tütün içmesi yasaklandı.
1895: Sadece Kanada’da 66 milyon adet sigara satıldı.
1903: Kanada, İngiltere ve Amerika’da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya başlandı, Kanada’da sigaranın yasaklanmasi için meclise kanun tasarısı verildi.
1914: Birinci Dünya Savaşı‘nın başlamasıyla, sigarayı yasaklama hareketi sekteye ugradı hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyaları başladı.
1920′ler: Tüm dünyada sigara kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı mılyarları buldu.
1930: Almanya‘nin Köln Üniversitesi‘nin bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi istatistiksel olarak ortaya çıkardı.
1934: İlk mentollü sigara üretildi.
1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarından Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yaşta öldüklerini belirtti.
1939: Almanya Polonya‘yı işgal etti ve İkinci Dünya Savasi başladı. Cephedeki askerlere sigara taşınmaya başlandı. Bu sırada Alman bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayınladı.
1943: Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %60-%80′ni sigara içiyordu.
1944: Amerikan Kanser Derneği, sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciger kanseri ve sigara arasindaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de dikkatli olunması gerektigi hakkında halkı uyardı.
1947: Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri hastalarinin %90′ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.
Dünyada sigara kullanımının en az olguğu ülke : KATAR (12.2006)