<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kimyadersimiz.com &#187; Merak Ettiklerimiz</title>
	<atom:link href="http://kimyadersimiz.com/kategoriler/merak-ettiklerimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kimyadersimiz.com</link>
	<description>Mehmet Türk-Kimya Öğretmeni</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Jun 2010 12:21:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>SU VE İMAN-yazan-Ufuk KARATAŞ</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/su-ve-iman-yazan-ufuk-karatas/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/su-ve-iman-yazan-ufuk-karatas/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2007 09:45:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/su-ve-iman-yazan-ufuk-karatas/</guid>
		<description><![CDATA[Su, iki tane hidrojen atomunun bir tane oksijen atomu ile birleşmesiyle meydana gelen bir maddedir. Hayatımızı devam ettirebilmemiz için çok gereklidir. İnsanoğlu 40 gün açlığa dayanabilmesine rağmen susuzluğa en fazla bir hafta dayanabilmektedir. Bir hafta içerisinde su içmediği zaman ölmekte dünya hayatı sona ermektedir.
İman, Allah’a (C.C.), peygamberlere, meleklere, peygamberlere indirilen kitaplara, ahiret gününe, hayır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="image246" title="water.gif" height="186" alt="water.gif" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/05/water.gif" width="180" align="left" />Su, iki tane hidrojen atomunun bir tane oksijen atomu ile birleşmesiyle meydana gelen bir maddedir. Hayatımızı devam ettirebilmemiz için çok gereklidir. İnsanoğlu 40 gün açlığa dayanabilmesine rağmen susuzluğa en fazla bir hafta dayanabilmektedir. Bir hafta içerisinde su içmediği zaman ölmekte dünya hayatı sona ermektedir.<br />
<span />İman, Allah’a (C.C.), peygamberlere, meleklere, peygamberlere indirilen kitaplara, ahiret gününe, hayır ve şerrin Allah (C.C.) den olduğuna inanmak demektir.<br />
<span />Su dünya hayatımız için çok önemli iken, iman da ahiret hayatımız için çok önemlidir.</p>
<p>Devamını okumak için lütfen lütfen tıklayın</p>
<p><span id="more-247"></span><br />
<span />Ahiret hayatımızın kurtulması, imanlı olarak ahirete intikal edebilmemize bağlıdır. İmanlı olarak ölenler, inandıkları gibi yaşamasalar dahi cezalarını çektikten sonra örneklerini dünya hayatında gördükleri nimetlerin tamamının asıllarını görme lütfüne kavuşacaklardır. Fakat imansız olarak ölenler ise o sonsuz ömrü eza ve cefa ile geçireceklerdir.<br />
<span />Suya ve imana kavuşan, insanlara düşen görevler benzerlik arzeder. Aralarındaki benzerliği bir misalle açıklayacak olursak:<br />
 <br />
Bizimle birlikte, pek çok insanın büyük bir çölde olduğunu hayal edelim. Çöl o kadar büyük olsun ki sınırları hayallerimiz kadar geniş.<br />
<span />Böyle bir çölde ne yapmayı düşünürüz. Oyun oynamayı, gülmeyi, eğlenmeyi, tatlılardan tatlı dostlarımızla sohbet etmeyi mi? Hayır, hayır. Elbette hayatımızı devam ettirebilmek için en çok ihtiyaç duyduğumuz suyu aramayı düşünürüz. Tepemizdeki güneş, dudaklarımızdaki çatlaklar sudan ve suyu bulmamız gerektiğinden başka her şeyi unutturur. <br />
<span />Biz de su bulma ümidiyle düşeriz yollara. Her gördüğümüz yeşilliğin peşine takılırız. Bir hayal peşine takılıp su yerine ellerimiz kumla dolsa dahi ümidimizi asla yitirmeyiz. Kaçıncı defa olduğunu unuttuğumuz bir sevdanın peşine yine takılarak su aramaya devam ederiz. Hep su bulma ümidiyle atladığımız rüyadan su yerine avuçlarımızı dolduran kum ile uyanırız.<br />
<span />Gördüğümüz her yeşillik karşısında önceki yaşadığımız hayal kırıklığına rağmen yolumuza devam etmenin mükafatı olarak suyu buluruz. Suyu kana kana, iliklerimizde hissedinceye kadar içeriz. Çektiğimiz sıkıntıların hafiflemesi ile, sevdamıza kavuşmanın verdiği rahatlıkla, bir ağacın altına uzanarak ve şükretmeye başlarız.<br />
<span />Az önceki yaşadıklarımızı, ölüm ile hayat arasındaki o ince çizgiyi düşünürüz. Yaşadığımız sıkıntılar, hayal kırıklıkları, gözümüzün önünden bir bir geçmeye başlar. Gözümüzün önünden bir de bizim gibi bu çölde olan akrabalarımız, dostlarımız ve sevdiklerimiz geçmeye başlar.<br />
<span />Peki, suyu bulmuş ve hayatını kurtarmış biri olarak bizlere düşen vazife ne olmalıdır? Yan gelip yatmak mı yoksa o suyu bulamamışlara yol göstermek, yardım etmek mi olmalıdır? Hem hayatlarını kurtarabilecekken ölmelerine göz yumarsak katil hükmünde olmaz mıyız?<br />
<span />Evet, bize düşen vazife tekrar çöle dalmak, bize en yakınlardan başlayarak yolda kalmışlara yardım etmek olmalıdır.<br />
<span />Bazılarına yalnız yolu tarif etmek yeterli olabilir. Gücü, takati olmayan yürüyemeyenleri ölüme terk etmek olmaz elbette. Gerekirse onları da sırtımıza alıp suya getirmemiz gerekmez mi?<br />
<span />Evet. Katil damgası yememek için, sevincimizi tamamlamak için, insanlığımızın gereğini yapmak için çöle dalmak ve susuz kalmışların hayatlarını kurtaracak yola sevk etmemiz gerekir.<br />
<span />Çölde, suya kavuşmuş olanlar suyu henüz bulamamışların hayatlarını kurtarmak için çöle dalarken sonsuz bir hayatı kurtaracak imana kavuşanlar, henüz imana kavuşamayanlara karşı ne yapmalıdır?<br />
<span />Ahirette yaşacakları güzelliklerin hülyaları ile mi yaşamalı? Yoksa umursamaz bir tavırla yan gelip yatmalı mı? Hayır. Böyle yaparsa başkalarının ebedi hayatlarını kurtarabilecekken kaybetmelerine vesile olmuş olmaz mı?<br />
<span />Bize düşen yalnız onlar için değil kendi sevincimizi tamamlamak en yakınlarımızdan başlayarak iman yolunu henüz bulamamışlara ebedi hayatlarını gül gülistana çevirecek istikameti göstermek olmalı değil midir?<br />
<span />                                                                                                                                    Ufuk Karataş<br />
                                                                                                                                 Kimya Öğretmeni</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/su-ve-iman-yazan-ufuk-karatas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖMÜR, ELMAS ve BİZ</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/komur-elmas-ve-biz/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/komur-elmas-ve-biz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 13:56:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/komur-elmas-ve-biz/</guid>
		<description><![CDATA[Çok değerli Genel Zümre Başkanımız, Ufuk KARATAŞ hocamız, lütfettiler bu yazıyı bizlere gönderdiler. Yazıyı yazan kısmı otomatik olarak Mehmet TÜRK olarak ayarlandığından bu açıklamayı yapmak zarureti oluştu. Hocamızın 20 yıllık birikimlerinden bundan sonra da faydalanmak bizleri onurlandıracaktır. M.T.
Etrafımızda pek çok madde vardır. Bunlara bir değer, kıymet biçer ona göre muamele ederiz. Verilen değerler bazen izafi olsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çok değerli Genel Zümre Başkanımız, Ufuk KARATAŞ hocamız, lütfettiler bu yazıyı bizlere gönderdiler. Yazıyı yazan kısmı otomatik olarak Mehmet TÜRK olarak ayarlandığından bu açıklamayı yapmak zarureti oluştu. Hocamızın 20 yıllık birikimlerinden bundan sonra da faydalanmak bizleri onurlandıracaktır. M.T.</strong></p>
<p><img id="image234" title="elmas-2.bmp" height="213" alt="elmas-2.bmp" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/05/elmas-2.bmp" width="214" align="left" />Etrafımızda pek çok madde vardır. Bunlara bir değer, kıymet biçer ona göre muamele ederiz. Verilen değerler bazen izafi olsa dahi bazılarının değeri herkesçe benimsenmiştir. Kimi vardır değersizdir ayaklar altındadır. Üzerimizde bulunması rahatsızlık verir. Yakınlarında veya yakınımızda dahi bulunmasını istemeyiz. Kimi maddeler de vardır ki çok değerlidir baş tacıdır. En kıymetli yerlerde saklanır. Onları taşımak, bulundurmak ayrıcalıktır.<br />
İşte kömür ve elmas da öyledir. Aynı atomlardan meydana gelmesine rağmen kömür değersiz ve kıymetsizdir. Ondan uzak durmaya çalışırız. Fakat elmas çok kıymetli değerli bir madendir. Kralların tahtında, tacında yer almıştır.<br />
Elması değerli ve kıymetli yapan nedir?<br />
İlk aklımıza: gelenler: az bulunması, çok sert olması, parlak olması, görüntüsünün güzel olması… şeklinde sayılabilir. Her bir özelliği tek olarak taşıyan maddeler var ama elmas bu özelliklerin hepsini tek başına sahiptir ve onun için kıymetlidir.</p>
<p>Daha Fazlası için<span id="more-235"></span></p>
<p>İnsanın aklına gelen bir diğer soru da: “Her ikisi de yerin altında oluşmasına, her ikisi de aynı atomlardan meydana gelmiş olmasına rağmen neden biri kömür diğeri elmas?” tır.<br />
Elması, elmas yapan bulunduğu ortamın şartlarıdır. Kömüre göre elmas çok daha yüksek basınç ve sıcaklıkta meydana gelir. Elmasın bulunduğu ortamın şartları çok zordur. Kolay değil sonunda elmas olacak. Baş tacı yapılmanın elbette bir bedeli olacak. O zor şartlarda (yüksek basınç ve sıcaklıkta) karbon atomları yapılması gerekeni yapmış ve elmas olmuştur.  <br />
Kömür ise yerin altında olmasına rağmen hiçbir zaman elmas gibi zor şartlara yüksek basınç ve sıcaklığa maruz kalmamıştır. Elmasa göre daha rahat bir ortamda çakırkeyif bir hayat sürmüştür. Elmas kadar olgunlaşamamış ve ona verilen değerde hiçbir zaman elmas kadar olmamıştır. Her ikisinin de aynı atomlardan meydana gelmiş olması kömürü yanmaktan kurtaramamıştır.<br />
Peki zor şartlar altında olmak elmasa ne kazandırmıştır?<br />
Yüksek basınç ve sıcaklıkta karbon atomları dağılmamak, bozulmamak, kaybolmamak, varlıklarını devam ettirebilmek için bir birlerine olabildiğince yaklaşmış, aralarındaki mesafeleri kaldırmış, sımsıkı bağlarla bağlanmışlardır. Bir karbon atomu dört tane karbon atomunu tutarken kendisi de dört tane karbon atomu tarafından tutulmuştur. Aralarındaki bu dayanışma ile varlıklarını muhafaza edebilmişlerdir. Kömürde ise atomlar bir birleri ile dört bağ yapabilecekleri halde en fazla üç bağ yapmış, aralarına mesafeler koymuşlardır. Gösterdikleri gevşeklik de sonlarını hazırlamıştır.<br />
Kömürü meydana getiren atomlar basit bir darbe ile dağılır, parçalanır. Elması ise kırmak, bölmek, parçalamak imkânsız değildir ama kolay da değildir. Yani atomları arasındaki bağı kırmak ondan bir atomu kopartmak kolay değildir.<br />
Şuursuz atomlar bir araya gelip sımsıkı bağlandığında kıymetli olur da insanlar bir araya gelip sımsıkı bağlanırsa oluşan toplum kıymetli olmaz mı? Elbette olur. Hem de elmastan daha kıymetli olur.<br />
Kömür ve elmastaki anlatılanlar insanlara ne kadar da çok benziyor değil mi?<br />
Toplumu dayanıklı ve kıymetli yapan elbette birbirleri arasındaki sevgi bağdır. Bütün fertleri yaşlısı genci, amiri memuru, alimi cahili, askeri politikacısı, öğretmeni öğrencisi birbirine en kuvvetli sevgi bağı ile bağlanmalıdır.<br />
Fertleri birbirine kenetlenmiş, sevgi bağı ile birbirine bağlanmış fertlerden oluşan toplumlar da kıymetlidir. Onları bozmak, parçalamak, yıldırmak imkânsızdır. Değer ölçülerine, kültürlerine bağlıdırlar. Aşağılık kompleksine kapılmazlar. Başka kültürlere hayranlık rüyalarında dahi semtlerine uğramaz. Parçalamak için kurulan her plan boş kalır. Bu amaçla kurulan her plan elmas gibi sağlam iradelerine çarpar ve parçalanır.<br />
Bizlerde bu cennet vatanımızın bölünmesini istemiyorsak, hür ve özgür olarak yaşamak istiyorsak, her yerde güven ve emniyetin hakim olmasını istiyorsak, başkalaşmadan, bizi biz yapan değerlerimizin, kültürümüzün bozulmasını istemiyorsak, gelin birbirimizi sevelim. Karşılıksız sevelim. Otu, taşı, kuşu böceği, havayı, insanı sevelim. İnsan olduğumuz için sevelim. Bu vatanın bir parçası olduğumuz için sevelim. Allah (C.C.) yarattığı bir varlık olduğumuz için, bizi Yaratan bir olduğu için sevelim. Havamız, suyumuz, toprağımız bir olduğu için sevelim. Dinimiz, bayrağımız, kitabımız bir olduğu için sevelim. Bir olmak ,diri olmak, yıkılmamak için sevelim.<br />
Bizi bölmek, parçalamak sonra da yutmak isteyenlerin aralarımıza sokmak istedikleri suni kavgaları, menfaatleri çatışmalarını bir kenara bırakalım.<br />
Ne olduğumuzu hatırlayalım ve unutmuşlara da hatırlatalım. Kıymetimizi muhafaza edelim.<br />
Beraberce nice zor şartlar altında kaldık. Ve olgunlaştık. Bizler elmasız, kömür değil. Bizi kömür zanneden düşmanlarımıza, bölünmez bir bütün olduğumuzu ispatlayalım. Üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyip değerimizi herkese gösterelim.<br />
                                                                                                  <strong>Ufuk Karataş<br />
                                                                                                  Kimya Öğretmeni</strong></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/komur-elmas-ve-biz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atom Altı Tanecikler</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/atom-alti-tanecikler/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/atom-alti-tanecikler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2007 06:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/atom-alti-tanecikler/</guid>
		<description><![CDATA[Gün geçtikçe bilim, bizlere yeni ve farklı dünyaların kapılarını aralamaktadır. Dün atomu bile hayal edemeyen insanoğlu bu gün protonu, nötronu hatta elektronu ve bu taneciklerin yapısını incelemenin ötesinde elektrondan daha basit olan atom altı taneciklerin varlığından söz etmeye başladılar. Hatta, söz etmek yerine bu taneciklerin yapısını mercek altına aldılar bile.
Çok önceleri 4 maddeden bahsediliyordu: toprak,hava [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="image231" title="ruterf.jpg" height="148" alt="ruterf.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/04/ruterf.jpg" width="248" align="left" />Gün geçtikçe bilim, bizlere yeni ve farklı dünyaların kapılarını aralamaktadır. Dün atomu bile hayal edemeyen insanoğlu bu gün protonu, nötronu hatta elektronu ve bu taneciklerin yapısını incelemenin ötesinde elektrondan daha basit olan atom altı taneciklerin varlığından söz etmeye başladılar. Hatta, söz etmek yerine bu taneciklerin yapısını mercek altına aldılar bile.<br />
<span />Çok önceleri 4 maddeden bahsediliyordu: <strong><em>toprak,hava su ve ateş</em></strong>.</p>
<p> daha fazlaısı için<span id="more-226"></span><br />
<span />Daha sonra maddenin bölünemez atomlardan oluştuğu düşünüldü. 20.yy başlarından itibaren atomların da bir şeylerden oluştuğu anlaşıldı. Madde bombardımana tutuldu. Atomun öyle basit bir kürecik olmadığı anlaşıldı. Çok enteresandır ki, bu taneciklerden en hafifi, en ilginci olan <strong>elektron,</strong> en önce keşfedildi. 1897’de. Rutherford, havadaki azot atomlarını alfa parçacıkları ile bombardıman ettiğinde birim pozitif yüklü bu parçacıkları keşfetmiş (1919) ve bunlara <strong>protonlar</strong> adını vermişti. Atom kütlelerinin çekirdekteki proton kütlelerinin yaklaşık iki kat olmasını göz önüne alan Rutherford, 1923’te çekirdekte ‘yüksüz protonların’ olabileceğini ileri sürmüştü. <strong>Nötron</strong> ise çok daha sonra, 1932’de gözlendi. Chadwick, buldu nötronu. O yıllarda tüm maddelerin yapı taşlarının elektron, proton ve nötron olduğu düşünüldü. Çok uzun zaman atomun: <strong><em>Protonlar, nötronlar</em> ve <em>elektronlar’</em></strong>dan oluştuğu fikri hakim oldu kimyacılarda.<br />
<span />Bugün foton dışında üç tip önemli parçacık olduğunu biliyoruz: <em>leptonlar, kuarklar </em>ve<em> gluonlar. </em>Leptonlar ve kuarklar, maddesel dünyanın “tuğlalarını” oluştururken; gluon denilen parçacık/dalgalar da kuarkları ve leptonları birbirine yapıştıran “tutkal”ı oluşturuyorlar.<br />
<span /><strong>Bu konuda daha fazla bilgi için; Öğrenciler sayfasından, Mehmet Fatih SARIÖZ’ün hazırladığı ödeve bakınız.<br />
</strong> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/atom-alti-tanecikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kritik Nokta</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/kritik-nokta/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/kritik-nokta/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2007 15:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/kritik-nokta/</guid>
		<description><![CDATA[Kaynama olayı, atmosfere açık, yani ağzı açık kaplarda olur. Atmosfere açık olmayan kaplarda kaynama olmaz. 
 Ağzı kapalı kaplarda sıcaklık arttıkça ortamın basıncı da artacak, dolayısıyla kaynama olabilmesi için; iç basıncın, dış basınca eşit olması gittikçe güçleşecektir. Buna bağlı olarak ta kaynama noktası sürekli artacaktır. Eğer dış basıncı belli değerde tutarsanız, düdüklü tencerelerde olduğu gibi kaynama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><font face="Times New Roman" size="3"><img id="image212" title="knokta.JPG" height="122" alt="knokta.JPG" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/03/knokta.kucukresim.JPG" width="131" align="left" />Kaynama olayı, atmosfere açık, yani ağzı açık kaplarda olur. Atmosfere açık olmayan kaplarda kaynama olmaz. </font></p>
<p><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3"> </font><font size="3"><font face="Times New Roman">Ağzı kapalı kaplarda sıcaklık arttıkça ortamın basıncı da artacak, dolayısıyla kaynama olabilmesi için; iç basıncın, dış basınca eşit olması gittikçe güçleşecektir. Buna bağlı olarak ta kaynama noktası sürekli artacaktır. Eğer dış basıncı belli değerde tutarsanız, düdüklü tencerelerde olduğu gibi kaynama geçte olsa başlayacaktır.   </font></font></font></font><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3"><span id="more-210"></span><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3">Bu durumu tıpkı düdüklü tencerede olduğu gibi şeffaf bir tüpte gözlemlersek;</font></font></font><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3"><font face="Times New Roman" size="3">I.Şekildeki gibi içinde renkli sıvı bulunan bir kap ısıtıldığında, yavaş-yavaş buharlaşma başlar. Sıvı fazın yoğunluğu yavaş-yavaş azalırken, buhar fazının yoğunluğu II.şekilde olduğu gibi artar.Zamanla buharın basıncı artacağından kaynama başlamaz. Olayı daha ilerletirsek buharın yoğunluğu sıvının yoğunluğuna eşit olur. Tıpkı III.şekilde olduğu gibi.</font></p>
<p><font size="3"><font face="Times New Roman">Isıtmaya devam edildiğinde sıvunınyüzey gerilimi sıfırayaklaşr. Buhar basıncıulaşabileceği enyükseknoktaya ulaşır. İştesıvını buharından ayırt edilemediğibunoktaya KritikNokta denir. Bu noktadaki sıcaklığa, <strong>Kritik Sıcaklık</strong> (Tk), basınca da, <strong>KritikBasınç</strong> (Pk)denir.<br />
</font></font><font face="Times New Roman" size="3"> </font></p>
<p><font size="3"><font face="Times New Roman">Mesela; su için, Tk=374 <sup>0</sup>C, Tp=218 atm. dir.<br />
</font></font><font face="Times New Roman" size="3"> </font></p>
<p><font size="3"><font face="Times New Roman">Benzer biçimde her maddenin belli bir krıtik noktası vardır.<br />
</font></font></p>
<p /></font></font></font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/kritik-nokta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇEKİRDEKTEKİ GİZEMLİ DÜNYA</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/cekirdekteki-gizemli-dunya/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/cekirdekteki-gizemli-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Mar 2007 08:07:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/cekirdekteki-gizemli-dunya/</guid>
		<description><![CDATA[Çekirdek; çapı 10-13    cm olan çok küçük taneciklerdir. Ancak bu yok denebilecek kadar küçük hacim içersinde ap ayrı bir dünya saklanmıştır. Atomun çekirdeğinde proton ve nötronun yanında kuarks’lar dediğimiz daha küçük tanecikler bulunmaktadır. DAHA FAZLASI İÇİN;

Çok enteresandır ki, atomun hacminin yaklaşık yüz binde birini kaplayan çekirdekler, atomun kütlesinin yaklaşık % 99’unu karşılamaktadır. Yani oldukça yoğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img id="image206" title="atomu-olust-tanecikler.jpg" alt="atomu-olust-tanecikler.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/03/atomu-olust-tanecikler.kucukresim.jpg" align="left" />Çekirdek; çapı 10<sup>-13    </sup>cm olan çok küçük taneciklerdir. Ancak bu yok denebilecek kadar küçük hacim içersinde ap ayrı bir dünya saklanmıştır. Atomun çekirdeğinde proton ve nötronun yanında kuarks’lar dediğimiz daha küçük tanecikler bulunmaktadır. DAHA FAZLASI İÇİN;</p>
<p><span id="more-208"></span><br />
Çok enteresandır ki, atomun hacminin yaklaşık yüz binde birini kaplayan çekirdekler, atomun kütlesinin yaklaşık % 99’unu karşılamaktadır. Yani oldukça yoğun bir merkez olduğu aşikardır. Siz yüz bin metre çapında bir atom modelleyecek, bu atomun kütlesini 1 metre gibi bir alana sıkıştıracaksınız. Sonra bu atomları sırt sırta getirip maddeleri oluşturacaksınız….<br />
Çekirdekte bu kadar küçük hacimde toplanan + yüklü protonlar bir birlerini iterler ancak bu itme <strong>“nükleer kuvvet”</strong> dediğimiz daha büyük bir çekim kuvveti sayesinde etkisiz hale getirilmiştir. (Bu mevzu yüksek kimyanın mevzuudur.)<br />
Yaklaşık 20 yıla kadar maddenin en küçük yapı taşının protonlar ya da nötronlar olduğu tahmin ediliyordu. Ancak bu gün biliyoruz ki proton ve nötronlarda tıpkı atomlar gibi, Quarklar dediğimiz  daha alt taneciklerden oluşmaktadırlar. Bu  konuyu ileriki günlerde irdeleyeceğiz. MT<br />
<strong /><strong /><strong> </strong><strong /><strong> </p>
<p></strong> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/cekirdekteki-gizemli-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATOMLARDAKİ BOŞLUK</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/202/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/202/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2007 14:30:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/202/</guid>
		<description><![CDATA[Atomlar Çapları 10-8 cm olan çok küçük taneciklerdir. Bununla birlikte atomun içinde farklı ve kusursuz bir dünya bulunmaktadır. Bu dünyanın yine büyük bir kısmı boşluklardan oluşmaktadır.
  DEVAMI İÇİN
İnsanın aklına “10-8 cm nedir ki, bu kadar küçük bir alanının büyük bir kısmı boşluktur”  diye bir soru gele bilir. Ancak bu boşluk, atomun hacmiyle kıyaslandığında gerçekten de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="3"><img id="image201" title="atom-1111.jpg" alt="atom-1111.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/02/atom-1111.jpg" align="left" />Atomlar Çapları 10<sup>-8 cm olan çok küçük taneciklerdir. Bununla birlikte atomun içinde farklı ve kusursuz bir dünya bulunmaktadır. Bu dünyanın yine büyük bir kısmı boşluklardan oluşmaktadır.<br />
</sup></font><font size="3">  DEVAMI İÇİN<span id="more-202"></span></font></p>
<p><font size="3">İnsanın aklına “10<sup>-8 cm nedir ki, bu kadar küçük bir alanının büyük bir kısmı boşluktur”  diye bir soru gele bilir. Ancak bu boşluk, atomun hacmiyle kıyaslandığında gerçekten de çok büyük.<br />
</sup></font><font size="3"> </font></p>
<p><font size="3">Bilindiği gibi atomlar, çekirdek ve yörüngelerden oluşmaktadır. Çekirdek atomun merkezinde ve bu çekirdeğin etrafında yörüngeler bulunmaktadır. Çekirdekte proton ve nötronlar, yörüngelerde de süratle hareket eden elektronlar bulunmaktadır.<br />
</font><font size="3"> </font></p>
<p><font size="3">Şimdi atomun çapıyla çekirdeğin çapını kıyaslayalım. Atomun çapının 10<sup>-8 cm olduğunu biliyoruz. Çekirdeğin çapı da 10-13 cm dir. Atomda çekirdeğin dışında kalan kısımlar boşluklardan oluşmaktadır. Ancak çekirdeğin olduğu kısım yoğun bölgedir. Atomu bir küre şeklinde düşünecek olursak, bu küreyi ancak yaklaşık 1015</sup> tane atom çekirdeği bir araya gelse ancak doldurabilir.<br />
</font><font size="3"> </font></p>
<p><font size="3">Ayrıca elektronların kütleleri çok küçük olduğundan ihmal edilir ve atomun gerçek kütlesini, atomun hacminin yüz binde biri kadar yerinde toplanan çekirdek sağlar.<br />
</font><font size="3"> </font></p>
<p><strong><font size="3">Özetlersek;<br />
</font></strong><font size="3">Bizim demir, bakır,çelik…gibi olağan üstü yoğun olarak gördüğümüz maddelerin bile ancak yaklaşık yüz binde birisi doludur. Geri kalan kısmı boşluklardan oluşmaktadır.<br />
</font><font size="3"> </font></p>
<p><font size="3">İşin daha ilginç yönü yapılan yeni çalışmalar da göstermektedir ki çekirdekte tıpkı bir atom gibi daha küçük taneciklerden oluşmuş ve çekirdekte de önemli boşluklar bulunmaktadır.<br />
</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/202/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİGARARNIN KİMYASI</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/sigararnin-kimyasal-yapisi-3/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/sigararnin-kimyasal-yapisi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2007 07:21:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/sigararnin-kimyasal-yapisi-3/</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan analizlerden anlaşıldığına göre sigara, yaklaşık 4 bin toksin madde içermektedir. Bu maddelerden en tehlikelileri; Arsenik, Benzin, Kadmiyum, Hidrojen Siyanid, Toluen, Amonyak ve Propen Glikoldür. Bu maddelerden Siyanid, kesinlikle öldürücüdür. Zehirdir. 
Sıgarada bulunan maddelerden bazıları; Dahafazlası için 


Polonyum &#8211; 210 (kanserojen), 
    
 

Radon (radyosyon), 
    
 

Metanol (füzeyakıtı), 
    
 

Toluen (tiner), 
    
 

Kadmiyum (akü metali), 
    
 

Bütan (tüpgaz), 
    
 

DDT (böcek öldürücü), 


 
 
 
 


Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri), 
    
 

Aseton (oje sökücü), 
    
 

Naftalin (güve kovucu), 
    
 

Arsenik (fare [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial"><font size="3"><img id="image179" title="sigarada-bulunan-mad-1.JPG" style="width: 183px; height: 120px" height="120" alt="sigarada-bulunan-mad-1.JPG" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/02/sigarada-bulunan-mad-1.JPG" width="183" align="left" />Yapılan analizlerden anlaşıldığına göre sigara, yaklaşık 4 bin toksin madde içermektedir. Bu maddelerden en tehlikelileri; Arsenik, Benzin, Kadmiyum, Hidrojen Siyanid, Toluen, Amonyak ve Propen Glikoldür. Bu maddelerden Siyanid, kesinlikle öldürücüdür. Zehirdir. </font></span></p>
<p><span style="font-family: Arial"><font size="3"><a id="more-178" /></font></span><span style="font-family: Arial"><font size="3">Sıgarada bulunan maddelerden bazıları; </font></span><span style="font-family: Arial"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3">Dahafazlası için<span id="more-183"></span></font></span></font></font></span><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3" /></span></font></font><font size="3"><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3"> </font></span></font></font></font></font></span><font size="3"><font size="3"><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3"></p>
<p /></font></span></p>
<ul type="disc">
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Polonyum" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Polonyum"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Polonyum</strong></font></a><font size="3"> &#8211; 210 (kanserojen), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Radon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Radon"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Radon</strong></font></a><font size="3"> (radyosyon), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Metanol" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Metanol"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Metanol</strong></font></a><font size="3"> (füzeyakıtı), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Toluen" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Toluen&#038;action=edit"><span style="color: #cc2200"><font size="3"><strong>Toluen</strong></font></span></a><font size="3"> (tiner), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Kadmiyum" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kadmiyum"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Kadmiyum</strong></font></a><font size="3"> (akü metali), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Bütan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/BÃ¼tan"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Bütan</strong></font></a><font size="3"> (tüpgaz), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="DDT" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=DDT&#038;action=edit"><span style="color: #cc2200"><font size="3"><strong>DDT</strong></font></span></a><font size="3"> (böcek öldürücü), </font></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Arial"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3" /></span></font><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3" /></span></font></font></font></span></font></span><font size="3"><font size="3"><font size="3"><font size="3"><span style="font-family: Arial"><font size="3"></p>
<p class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"> </p>
<p class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"> </p>
<p class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"> </p>
<p> </p>
<p /></font></span></p>
<ul type="disc">
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Hidrojen Siyanür" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hidrojen_Siyan%C3%BCr&#038;action=edit"><span style="color: #cc2200"><font size="3"><strong>Hidrojen Siyanür</strong></font></span></a><font size="3"> (gaz odaları zehiri), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Aseton" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Aseton"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Aseton</strong></font></a><font size="3"> (oje sökücü), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Naftalin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Naftalin"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Naftalin</strong></font></a><font size="3"> (güve kovucu), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Arsenik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arsenik"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Arsenik</strong></font></a><font size="3"> (fare zehiri), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Amonyak" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amonyak"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Amonyak</strong></font></a><font size="3"> (tuvalet temizleyicisi) , <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Karbon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karbon"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Karbon</strong></font></a><font size="3"> (eksoz Monoksit gazı), <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><a title="Nikotin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikotin"><font color="#286ea0" size="3"><strong>Nikotin</strong></font></a><font size="3"> <br />
    </p>
<p> </p>
<p /></font></span></li>
<li class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"><font size="3">ve 3.885 toksik madde</font></span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="background: #f8fcff; margin: 0cm 0cm 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; mso-list: l0 level1 lfo3; tab-stops: list 36.0pt"><span style="font-family: Arial"> <font size="3">Daha fazla bilgi için (Rehberlik sayfasından, sigara ile ilgili bölümü okuyabilirsiniz)</font></span></p>
<p> </p>
<p /></font></font></font></p>
<p /></font></font></font></font></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/sigararnin-kimyasal-yapisi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kağıt Kap</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/98/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/98/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2007 07:51:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[
KAĞIT KAPTA SUYUN KAYNAMASI
İçinde su bulunan kağıt bir kabı,  benzen alevi üzerine koyup ısıttığımızda, kap tutuşmaz. Su belli bir süre sonra kaynamaya başlar. Kaynama süresince kağıt kap yanmaz. Su, tamamen buharlaşınca kağıt kap tutuşur ve yanar.
DAVANINI OKUMAK-DENEYİ SEYRET İÇİN
1-     Kabın içinde su varken, kağıt kap yanmaz. Çünkü, verilen ısı  suyun sıcaklığının artırılmasında kullanılır.Suyun ısı kapasitesi büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><u><img id="image100" title="kagit-kap-2.jpg" alt="kagit-kap-2.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/01/kagit-kap-2.kucukresim.jpg" align="left" /><img id="image101" title="kagit-kap-3.jpg" alt="kagit-kap-3.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/01/kagit-kap-3.kucukresim.jpg" align="left" /><img id="image102" title="kagit-kap-5.jpg" alt="kagit-kap-5.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2007/01/kagit-kap-5.kucukresim.jpg" align="left" /></u></strong></p>
<p align="center"><strong><u>KAĞIT KAPTA SUYUN KAYNAMASI</u></strong></p>
<p align="left">İçinde su bulunan kağıt bir kabı,  benzen alevi üzerine koyup ısıttığımızda, kap tutuşmaz. Su belli bir süre sonra kaynamaya başlar. Kaynama süresince kağıt kap yanmaz. Su, tamamen buharlaşınca kağıt kap tutuşur ve yanar.</p>
<p align="left">DAVANINI OKUMAK-DENEYİ SEYRET İÇİN<span id="more-98"></span></p>
<p align="left">1-     Kabın içinde su varken, kağıt kap yanmaz. Çünkü, verilen ısı  suyun sıcaklığının artırılmasında kullanılır.Suyun ısı kapasitesi büyük olduğundan kabın aldığı ısıyı su soğurur ve sıcaklığını artırır. Ta ki suyun sıcaklığı, kaynama noktasına ulaşıncaya kadar.</p>
<p align="left">2-     Suyun sıcaklığı kaynama noktasına ulaşınca kap yine yanmaz. Çünkü, bundan sonra verilen ısı suyun buharlaşması için kullanılacaktır.Su moleküllerinin buharlaşması için gerekli ısı oldukça yüksek olduğundan kabın sıcaklığı önemli ölçüde yükselmeyecektir. İçinde su bulunduğu sürece, kabın sıcaklığı suyun kaynama noktasının üzerine çıkmaz.</p>
<p align="left">3-     Kabın içinde su tükenince verilen ısı kabın sıcaklığını artırır, belli bir süre sonra kağıt kap  tutuşur.</p>
<p>İçi su ile doluyken, filmi seyretmek için devamını okuya tıklayınız veya read more..</p>
<p><strong>[VIDEO=1]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/98/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SUYUN DONMASI OLAYI</title>
		<link>http://kimyadersimiz.com/suyun-donmasi-olayi/</link>
		<comments>http://kimyadersimiz.com/suyun-donmasi-olayi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2006 15:17:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mehmet türk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merak Ettiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kimyadersimiz.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[BUZ ERİRKEN HACMİ AZALIR  MI? 


Isıtılan tüm maddelerin hacmi büyürken, molekülleri daha düzensiz bir hale geçer. Ancak su, bu duruma uymaz. Buz, ısıtıldığında erir ve erirken hacmi azalır, buna karşılık düzensizliği artar.Başka bir ifadeyle su donarken hacmi büyüyor. Bunun sebebi, suyun katı haldeyken gösterdiği geometrik yapıyla açıklanıyor. Su buz haline geçerken, şeklin baş tarafında görülen, “açık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>BUZ ERİRKEN HACMİ AZALIR  MI?</strong></u><u><strong> </strong></u><u /><u /><u /><u /><u /><u></p>
<div style="text-align: center" align="center"><strong><img id="image58" title="mad-halleri2.jpg" height="73" alt="mad-halleri2.jpg" src="http://kimyadersimiz.com/wp-content/uploads/2006/12/mad-halleri2.jpg" width="391" /></strong></div>
<div style="text-align: center" align="center"><strong /></div>
<p><font size="2">Isıtılan tüm maddelerin hacmi büyürken, molekülleri daha düzensiz bir hale geçer. Ancak su, bu duruma uymaz. Buz, ısıtıldığında erir ve erirken hacmi azalır, buna karşılık düzensizliği artar.</font><font size="2">Başka bir ifadeyle su donarken hacmi büyüyor. Bunun sebebi, suyun katı haldeyken gösterdiği geometrik yapıyla açıklanıyor. Su buz haline geçerken, şeklin baş tarafında görülen, “açık altıgen” bir kafes şeklinde kristalleşiyor. Komşu moleküllerden birindeki H ile, diğerindeki O arasında, oldukça güçlü hidrojen bağları oluşuyor ve bu durum, denge halindeki O-H bağı uzunluğunun, serbest bir moleküldekinden daha büyük olmasıyla sonuçlanıyor.</font><font size="2">Dolayısıyla, buzun yapısındaki altıgen molekül dizilimi içerisinde, su fazındaki moleküller arasında bulunandan daha fazla boşluk var. Bu yüzden, buzun 0°C’deki mol hacmi, suyunkinden %10 daha fazla. Bu yapı, buzun erimesinden sonra dahi tümüyle kaybolmuyor ve suyun mol hacmi,+4°C civarında en küçük değerine ulaşıyor.<span id="more-52"></span></font><font size="2">Bu sayededir ki, su üstten donmaya başlar ve buzdağları, kütlenin yaklaşık %8’i dışarıdak kalacak şekilde, suyun üzerinde yüzerler.</font><font size="2">(Aslında bu söylenenler bir genellemeden ibarettir. Söz konusu altıgen kristal yapı, buzun birincil şeklini oluşturmakta olup, 273 K’den 73 K’e kadar geçerli. Ayrıca, 73 K’in altında, buzun şimdiye kadar belirlenmiş 13 farklı kristal şekli daha var.)</font><font size="2">Bununla beraber, aynı davranışı gösteren başka maddeler de mevcut. Antimon, Bizmut, Galyum, Germanyum, Asetik Asit (CH3COOH) ve Silikon da keza, donarken genleşir ve katıları sıvılarının üzerinde yüzerler.</p>
<p><img title="SUYUN YOĞUNLUK G" style="width: 301px; height: 113px" height="113" alt="SUYUN YOĞUNLUK G" src="http://www.kimyadersimiz.com/SUYUN_20YO_D0UNLUK_20G_small.jpg" width="301" align="left" /></p>
<p>Kısaca ve istisnaları göz ardı ederek olayı açıklamaya çalışırsak. Su diğer maddeler gibi -40C ye kadar, ısıtıldıkça hacmi genişler ve başka bir ifadeyle yoğunluğu azalır. -4 0C den +4 0C ye kadar beklenilenin aksine hacminde bir daralma başlar ve +4 0C de bu daralma maksimuma ulaşır, bu noktada suyun yoğunluğu da, maksimum değeri olan 1’e ulaşır. +4 0C den sonra yine suyun hacimdeki artış devam eder.</p>
<p>Yazıdan da anlaşılacağı gibi suyun yapısının açıklanması hatta bu yapının sıcaklıkla değişiminin açıklanması hayli güç olmuştur. Ancak, buğun her santigrat derecedeki davranışı bilinmektedir. Bu demek değildir ki kapalı hiçbir nokta yoktur. Tam tersine denile bilir ki, “bilinmeyen şeyler bilindikçe, daha gizemli dünyaların kapıları aralanacaktır.”</p>
<p>Bakalım suyun yapısı bizlere daha hangi dünyanın kapılarını aralayacak.</p>
<p></font><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2" /><font size="2"><font size="2"><font size="2" /></font></font></font><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2" /></font></font></font></font></font></font><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2"><font size="2"></p>
<p align="right">Mehmet TÜRK</p>
<p align="right">04,12,2002</p>
<p></font></font></font></p>
<p /></font></font></font></font></u></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kimyadersimiz.com/suyun-donmasi-olayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
